MENÜ

Köpek Psikolojisi


 
Köpeklerin Temel İç Güdüleri

Yavru Köpek Eğitimi Temel Esaslar

Köpekler insanların sahip olması gereken tüm erdemlere sahip buna karşılık insanların sahip olduğu şeytani düşüncelerden uzak canlılardır.

Yaşamlarına canlıların en temel içgüdüleri olan beslenme , üreme ve barınma yön verir.

Genlerine kodlanmış bilgilerin ( örneğin hiç görmediği , bilmediği halde doğurma eylemini bir başına gerçekleştirmesi gibi ,.. ) yanı sıra deneme yanılma yöntemi ile kendilerini, yeteneklerini geliştirip yaşama tutunurlar.

Evrimleşme sürecinde kazanılan bu yetenekler genlerine kazınarak gelecek kuşaklara aktarılır .

Köpekler vahşi doğada yanlız başına yaşayan değil , sürüler halinde yaşayan , türüne özgü hiyerarşisi olan , ast üst ilişkisininde şekilendirdiği sosyal bir statü içerisinde yaşarlar .

Kendine özgü aile yaşantısı içerisinde sosyal bir statünün de rol aldığı hiyerarşik bir düzende yaşayan bu canlılar , evrimleşme sürecinde insanla bir arada yaşayarak evcilleşmeden önce de sonra da aynı doğal , temel özelliklerini kaybetmeden günümüze kadar gelmişlerdir . Bu arada insanla birlikte yaşayıp , beslenip , barınıp vahşi doğadan uzaklaşarak zaman içerisinde avlanma , beslenme , yön bulma gibi yetileri körelmiştir . İhtiyaçları insan tarafından karşılanan bu köpeklerde artık vahşi doğada yaşaması zor , insana mahkum canlılar haline gelmişlerdir .

Zaman içerisinde insanların ihtiyaçlarına yönelik değişik türde ve boyutta , karakterde , yetenekte [ Arama , korunma , avlanma ( Av hayvanının türüne göre ayrı ayrı ) arkadaş , hatta bugün kanser teşhisi yapabilecek gibi] 400 civarı köpek ırkı türetilmiştir .

İnsanlığını kaybeden insanlar gibi evcilleşme ve evrimleşme döneminde köpekleşen bu canlılar bilinçsiz insanların elinde köpekliklerini de kaybedip aslınada rücu edebilirler .

Köpekler ve sahipleri bu yüzden mutlaka profesyonel anlamda eğitilmeli ve ortak dil oluşturulmalıdır . Yoksa köpek ırkı gözetmeksizin insan dostu Golden Retriever´da dahil olmak üzere diğer canlılara , insanlara hatta sahibine saldıran , ısıran , dediğim dedik canlılar ortaya gelebilir .

Alfa denilen liderlik vasfı ve agresyonu yüksek köpekler , içinde yaşadığı sürünün ( ki bu sürü birlikte yaşadığı insan ailesidir ) başına geçip sürünün lideri olmak ve altındakilerin ast-üst ilişkisi çerçevesinde kendisine kayıtsız şartsız itaat edilmesini ister .

Bebeklikten itibaren başlayan bu süreç ergenlik çağında ivme kazanarak doruk noktaya ulaşır . Ailesinin üyelerini bir bir kendi türüne has yöntemlerle sınayarak , statüsünü yukarıya en tepeye kadar taşımak ister . Yemeğini veya onun için değerli olanı bahane edip hırlar , diş gösterir hatta tutumumuza göre ısırır ve tepkimize göre bizi gözünde bir yere oturtur . Karakteri oturduktan sonra bunu değiştirmek , kazanılmış hakları düşünceleri ve negatif alışkanlıkları değiştirmek imkansızlık derecesinde zordur . Bu yüzden ilk günden itibaren bilgi sahibi olmak , karşımızdaki canlının tür ve ırk özelliklerini , düşünce yapısını , beden dilini öğrenip , ortak bir dil oluşturup sorumluluklarımızı üstlenmemiz gerekir .

GREENDOG



Köpeğin hayatında ilk 16 hafta oldukça önem taşımaktadır. İlk 21 gün boyunca yavrunun hafıza kabiliyeti neredeyse sıfır durumundadır. Yavrunun duyuları (görme, işitme, koklama ve ilk sosyal temaslar) ilk 21 ve 28 günler arasında gelişmeye başlar, bu an içerisinde yavru kardeşlerine ve çevreye cevap vermeye başlar.28 günde yavrunun hafızası ve beyin fonksiyonları gelişmeye başlar. 28 ila 49 günler arası ise yavrunun sinir sistemi ve beyin formu erişkin bir köpeğin sahibi bulunduğu biçimi alır. Yedi ile sekizinci haftalar sevimli yavrunun kardeşlerinden ayrılarak yeni sahibine ve eve alışması için en uygun zaman olmaktadır.

Yavru köpek mutlaka annesinin ve kardeşlerinin yanında kalması, köpek olduğunu hatırlatan kuralların ve köpek davranışlarını öğrenmesi gerekmektedir. Eğer yavruyu annesinden ve kardeşlerinden çok erken ayırır isek yavrunun temeli olmadığı için hayata adapte olmakta zorlanacak ve sorunlar ortaya çıkacaktır. Bunu önlemek için yavru köpeğinizi mutlaka 7-8 haftalık iken alınız. Bu süre içerisinde annesi ve kardeşleri ile birlikte minimum dört, beş hafta, geri kalan üç haftanın ise kardeşlerinin yanında oyun oynayarak geçirdiğinden emin olunuz.

Yavru Sekiz (8) haftadan önce alınır ise:

Gereğinden önce kardeşlerinin yanından ayrılır ise, köpek kuralları ve kendini ifade etme bilincinden yoksun kalacağı için hemcinsleri ile olan ilişkilerinde ve hayata adapte olmada sorun çıkararak, muhtemelen kendine güveni olmayan bir köpek olacak.

Yavru Sekiz (8) haftadan sonra alınır ise:

Bu süreden sonra alınan köpek ise, eğer üretici tarafından sosyalleştirilmedi ise, insanlar ve şehir içinde karşılaşacağı durumlarda sorun çıkaracak yine topluma uyum sağlamakta zorlanacaktır.

Ancak yavru üzerindeki olumsuz durumlar köpek sahibinin yavruya vereceği doğru şekildeki sosyalleşme eğitimi ile kolayca çözülebilir.

Doğumdan sonraki 7. ve 12. haftalar arasında yavru ile çok yumuşak ve eğlenceli bir şekilde oyun oynayarak ilk itaat komutları yavruya gösterilir. Yavru köpeğin genel karakteri 16. haftasına kadar gelişme gösterecek ve bu ana kadar aldığı sosyal öğrenimler köpeğin karakterini belirleyecek. Bu haftalar içersinde yavru köpeğiniz "Ana Okulu" eğitimindedir. Bir anaokulunda çocuklar nasıl oyuncakları ve arkadaşları ile oynayarak kendilerini hayata hazırlayacak birtakım bilgileri öğreniyorlarsa, biz de sevimli yavrumuza aynı şekilde davranarak onu hayata hazırlayacağız.

Köpeğiniz eve geldiğinde hemen ona bir tasma takın, tasma yoksa bir kurdele de kullanabilirsiniz. Yavru alışık olmadığı için ilk önce boynundaki bu tasmadan kurtulmaya çalışacak ve huzursuz görünecektir, telaşlanmanıza gerek yok kısa sürede alışacak ve onunla yaşamasını öğrenecek, sizin yapmanız gerek tek şey ise onu yatıştırmak ve rahatlatmak, kesinlikle yavru boyun tasmasına alışmadan sevk tasması ile onu yürütmeyi denemeyin. Boyun tasmasına alıştıktan sonra sevk tasmasını da alışması gerekecek.

Eğitime başlamadan önce ya da bunu düşünmeden önce kendimizi doğru çerçeve içinde değerlendirmeliyiz. Eğitime hazırlıklı mıyız, ruh halimiz ne durumda? Eğer bunları düşünürsek eğitimi hem siz hem de yeni sevimli yavrunuz açısından daha basit hale getiririz ve tamamen sevgi dolu bir anlayış ve yöntemler ile amacımıza ulaşırız. Eğitimde sevimli yavrunun yaramazlıkları ve hataları sizi hemen kızdıracak ve strese sokacak ise yavruya zarar verebilirsiniz ve karakterini zedeleyebilirsiniz. Yavruya göstereceğimiz davranışlar ne ise, yavruda bu davranışlara karşılık verecektir. Bu yüzden eğitim anında mutlaka pozitif yönde olmalı ve kalbiniz sevgi ile çarpmalıdır, hiçbir zaman kontrolünüzü ve heyecanınızı kaybetmemelisiniz. Eğitim ikiniz içinde eğlenceli olmalıdır, eğer yavru kendini öğrenmeye hazır hissetmiyor ve heyecansız davranıyor ise hiçbir şey öğrenemeyecektir, eğer siz de aynı durumda iseniz hiçbir şey öğretemeyeceksiniz demektir. Köpeğin geliştirmesini istediğimiz özelliklerine zarar verecek hareketlerden kaçınmalı ve köpeğimizi de bu hareketleri yapacak kişi ve olaylardan korumalıyız. Eğitime başlamadan önce neyi nasıl öğreteceğinizi kararlaştırmalısınız.

Genel eğitim için ana kural tutarlılık ve uyumdur, eğitim sizin düşündüğünüz gibi hızlı ve kolay olmayabilir.

Her komut için ayrı bir sözcük seçmeli ve sözcüğü her zaman aynı tonda ve yükseklikte kullanmalısınız. Ayrıca yine her komut için belirli bir işaret kullanmalısınız, örneğin "otur" komutunu verdiğiniz aynı anda kolunuzu yukarı kaldırabilir ya da başka bir hareket seçebilirsiniz, bu hareketi ise her komut verdiğiniz anda uygulamalısınız böylece yavrunun sadece sözcüklere değil işaretlerle de cevap vermesini sağlayabilirsiniz. Eğer her defasında değişik sözcükler kullanır veya hareketleri değiştirirseniz yavrunun kafası karışabilir, komuta cevap vermez veya geç cevap verebilir. Örneğin "gel" komutunu öğretirken yine aynı tonda ve işaretle bu komutu yavruya vermelisiniz, yavruya komutu verdiğiniz zaman yavrunun size gelmesini beklemelisiniz, uzağa giderseniz yavruya yanlış şeyler öğretebilirsiniz ve kafasının karışmasına sebep olursunuz. Yavru zaten size doğru istekli bir şekilde gelecektir, ancak siz onu yarı yolda durdurduğunuzda ya da siz ona doğru yöneldiğinizde yavru "gel" komutunun anlamını yarı yola kadar gelmek olduğunu ve bu kadarının yeterli olduğunu düşünecek, komuta tamamıyla cevap vermeyecek ya da komutu umursamayacaktır. Ayrıca uyguladığınız metodu eğitim boyunca kullanmalısınız bunun için doğru metot ile başlayın ve bu metot da değişiklikler yapmayın. Bu değişikler de yavrunun kafasını karıştırmak için yeterlidir. Evdeki her birey bu kuralı anlamalı ve komutları sizin uyguladığınız gibi uygulamalı ve köpeğe zarar verecek davranışlardan kaçınmalıdır. Aslında köpeğin eğitimi ile sadece bir kişinin ilgilenmesi diğer bireylerin ise size yardımcı olması daha iyi bir sonuç verecektir.

Yavruyu izleyerek davranışlarının ne anlama geldiğini, size ve komutlara nasıl cevap verdiğini anlamaya çalışın, köpeğiniz için doğru olan ödülü bulmaya çalışın. Bazı yavrular sizin sevginizi lezzetli bir yiyeceğe tercih ederler, bazıları ise yiyeceğe karşı iyi cevap verebilirler. En iyisi yiyeceği fazla kullanmadan ikisini birden uygulamaktır. Eğitim anında yavruyu kontrol altında tutmaya çalışır iken, eğitim sonrasında sözcüklerinize ve hareketlerinize dikkat edin. Eğitimin ilk zamanlarında köpeğinizin kontrol edemediğiniz hareketleri için komut vermekten kaçınınız. Eğitim anı boyunca köpeğiniz yanlış bir hareket yaptı ve siz yavruyu o an için yatıştıramıyor iseniz yavruya hiçbir komut vermeyiniz, bunun yerine yavruya yaklaşarak hareketi durdurun ancak köpeğin peşinden koşmayın, onu yakalamak için girişimde bulunmayın. Köpeğinize asla vurmayın ve bağırmayın, davranışlarımızı kontrol ederken ileriki zamanlarda eğitimi kodifiye edeceğiz ve köpeği kontrol altına almak için zamanla sesimizi yükselteceğiz.

Eğitim anlarını kısa tutmalısınız, köpekler özellikle yavrular eğitime gösterdikleri dikkatlerini uzun süre koruyamamakta ve kısa süre içinde sıkılmaktadırlar bu an içerisinde dikkatlerini başka bir olay için yoğunlaştırır ve komutlarınıza cevap vermek istemezler.

Doğal ve özgür hayatında bile bir kelebeği beş dakika veya daha az bir zaman içerisinde takip eder, sonra bu oyundan sıkılarak dikkatini başka bir yöne örneğin bir kuşa yönelterek onu takip etmeye başlar. Eğitim için şu kural geçerlidir "Köpek çabuk ateşlenir ama hızla ilgisini kaybeder". Unutmayın eğitim köpek için her zaman heyecanlı ve eğlenceli olmalıdır. Bu yüzden eğitim süreleriniz ilk başlarda 5 dakika iken ileriki günlerde 10-15 dakika sınırını aşmamalıdır.10-15 dakikalık eğitim erişkin köpekler içinde sınırdır. Bu süreyi aşar ve köpeğinizi sıkıntıya sokar iseniz köpeği eğitimden soğutur ve komutların geriye yürümesine sebep olabilirsiniz ve gelecekteki eğitim dönemleri için de köpeğe yanlış ipuçları verebilirsiniz. En iyisi köpeği eğitim döneminin başlangıcı içinde yavruyu gürültülü ve yavrunun ilgisini dağıtacak diğer ortamlardan minimum uzak tutarak eğitmelisiniz ki yavrunun ilgisi üzerinizde olsun. Yavru komutlara cevap vermeye başlayınca onu ilgisini dağıtacak yerlere götüreceğiz ve burada eğitime devam edeceğiz.

Bazı zamanlar dönemlerinden farklı olarak köpeğinizin kendini rahat hissetçiği anda ek olarak eğitime zaman ayırabilirsiniz. Ayrıca gün içinde olan fırsatlar içinde de komutları tekrarlamalısınız. Bu fırsatlar özellikle yavruyu besleyeceğiniz anlar olacaktır. Aç olan yavru köpeğiniz mama kabına koyulan mamanın sesini duyunca size doğu gelecektir, bu anda sizde "gel" komutunu kullanabilirsiniz, yavruya yemeğini sunmadan önce mama kabını biraz yüksekte tutar iseniz yavru oturacaktır bu an içinde de "otur" komutunu kullanabilirsiniz. Gün içinde köpeğin içgüdüsünü kullanarak yaptığı hareketleri de takip ederek, o an içinde seçtiğiniz sözcükleri kullanarak yavrunun yeni sözcükler öğrenmesine olanak tanıyabilirsiniz. Örneğin yavru tuvaletini yaparken, seçtiğiniz bir sözcüğü yavru ile göz temasını korurken tekrarlarsanız yavru köpeğiniz ileride, kullandığınız sözcüğü duyunca tuvaletini yapacaktır, tabii ihtiyacı olduğu zamanlarda.

Ödül ise oldukça önemlidir. Yalnız eğitim anında köpeğe fazla ödül vermekten kaçınmalısınız. Ödül eğitimde köpeği teşvik etmek ve hareketlerinin doğru olduğunu anlatmak için verilir. Yukarı da değindiğim gibi köpeğimize çeşitli şekillerde ödül verebiliriz. Bazılarımız sadece yiyecek veririz, bazen "Aferin" ve "Güzel köpek" sözcüklerini kullanırız, bazı zamanlar ise ki en çok kullandığımız olanı köpeğimize dokunduğumuz ve onu sevdiğimiz anlardır.Bu yöntemlerin yiyecek hariç hepsi de iyi çalışır çünkü hepsi o an yavruya iyi yolda olduğunu anlatır ve sevimli yavrumuz hareket ile ödül arasında bağlantı kurarak bir daha ki sefere ödül almak için ne yapacağını anlamaya başlar.Burada önemli olan yavrunun yalnızca doğru hareketleri karşılığında ödül aldığını fark etmesidir.Köpeğimize aşılamamız gereken "Sen şimdi doğru şeyler yapıyorsun ve bundan oldukça mutluyum bu yüzden seni seviyorum ve ödüllendiriyorum" olmalıdır.Köpeği severek ödüllendirmemiz onun için en büyük ödüldür,ama yavrunun sevgiyi ödül olarak alması için her zaman köpeğimizi sevmememiz gerekir. Köpeğiniz doğru bir hareket yaptı ve siz onu vakit geçirmeden ödüllendirmek istiyorsunuz hemen köpeğinizle övgü dolu ses tonu ve sözcükler ile konuşun ve onun kulak arkasını, sırtının kalçaya yakın kısmını, çene altını ve göğsünü kaşırmış gibi sevmeye başlayın. Bu noktalara dokunmamızın bir anlamı var elbette, köpek bu noktalara ulaşamamakta ve sevdiği bir kişinin bu noktalara dokunmasından ve kaşımasından memnun olmaktadır. Yavru veya erişkin köpeğiniz bu tipte bir ödül için bazen yanınıza gelir ve sizden biraz kendisini kaşımanızı isteyebilir.

Her eğitim dönemi köpeğin eğitime hala istekli olduğu an ve en iyi yaptığı hareket ve ödül ile bitirilmeli ki yavru diğer bir seansa yine mutlu başlasın ve eğitimin eğlenceli olduğunu düşünsün. Eğer yavruya kızarak eğitimi sonlandırır isek yavru eğitime karşı cephe alabilir ve bu anlardan hoşlanmaz ayrıca sahibinin isteğini yapamadığı için üzülür.

Köpek, sahibinin neşeli olduğu ve kendisine sevgi, ilgi gösterdiği zamanlar mutlu olur. Eğitim anında ve sonundaki ruh halimiz onun için çok önemlidir.

Sosyal Yavru

Yavru köpeğiniz tamamıyla sosyal bir köpek olmalı ve davranış sorunları bulunmamalı. Bu yüzden İleride sorunsuz bir köpek sahibi olmak istiyorsanız sosyalleşme eğitimine oldukça önem vermelisiniz. Bu konu ile ilgili bilgileri sosyalleşme eğitiminin anlatıldığı sayfalarda bulabilirsiniz.

Sevk Tasması İle Yürüme

Yavru tamamıyla boyun tasmasına alıştıktan sonra sevk tasmasını kullanarak birlikte yürüyebilirsiniz. Yine yavrunun alışması için ona zaman vermelisiniz. Yavru geride kaldığı veya yürümek istemediği zamanlarda onu çekiştirmeyin. Elinizde köpeğinizin sevdiği yiyeceklerden ve oyuncaklardan bulundurarak köpeğinizi size gelmesi için teşvik edin, yavru yanınıza geldiği anda bolca ödüllendirin. Kısa bir zaman sonra sevk tasmasını çıkararak oyun oynayın ve daha sonra tekrar tasmasını takın. Dikkat edeceğiniz nokta hiçbir zaman yavrunun tasmayı oyun oynamak için ısırmasına izin vermemek. Sevk tasmasını köpeğinizin hayatı boyunca kullanacaksınız. Ayrıca temel itaat eğitiminde köpek tasma ile eğitimine başlayacak ve hataları tasma ile düzeltilecek, bu yüzden sevk tasması onun için bir oyun aracı değil tam aksine itaat anlamı taşımalı.

Kemirme.

Bütün köpek yavruları bir şeyler kemirmeye bayılır. Bu şeyler ayakkabılarınız, terlikleriniz hatta halınızın ve koltuğunuzun köşesi olabilir. Yavru köpekler keşfetmek için duyu organlarını kullanırlar. Eğer yeni bir şey ile karşılaşır iseler ilk önce koku duyularını harekete geçirirler, daha sonra ise bu eşyanın tadına bakmak isterler. İşte ne olursa burada olur ve bazı eşyalarınız yavrunun keşfetme isteğinin kurbanı olur. Kemirmenin diğer bir sebebi de aynen bebeklerde olan dişeti kaşıntısıdır bu kaşınma süt dişlerini kaybeden ve yerine kalıcı dişeri çıkmaya başlayan 4-5 aylık yavrularda görülür.

Yavrunun bu davranışını çok kolay önleyebilir ve eşyalarınızı daha uzun yıllar koruyabilirsiniz. Eğer yavrunun bir şeyler kemirdiğini görür iseniz hemen yavrunun yanına giderek "Hayır" sözcüğünü kullanın ve ona kemirmesi gereken şeylerin oyuncakları olduğunu anlatın. Hemen oyuncağını köpeğe sunarak onunla heyecanlı bir şekilde oynamasını sağlayın. Amacımız burada ilgisini eşyalarımızın üzerinden alıp oyuncağa yönlenmesini sağlamaktır. Gün içinde yavruya vakit harcatacak olan kemikleri de unutmamalısınız. Dikkat edeceğiniz bir nokta yavrunun kemirdiğini gördünüz an onu engellemektir. Eğer yavru bir eşyayı 5-10 dakika önce kemirmiş ve şu an size masumca bakıyor ise ona kızmanızın ve ceza vermenizin hiçbir anlamı olmayacaktır. Bir başka nokta ise yavrunun sizin ile oyun oynamasına izin vermemektir yani şu şekilde, diyelim ki yavru terliğinizi ısırmış ve keyiflice bu terliği kemirmekte siz durumu fark ettiniz ve terliği elinden almak için yanına gittiniz bu arada köpeğiniz terliği de alarak evde koşuşturmaya başladı ve bir yerlere saklandı. Eğer sizde bu koşuşturmaya katılıp yavruyu yakalamak isterseniz siz de yavrunun bu oyununa katılmış oluyorsunuz, tabii yavru ise sizinde oyuna katılmanızın heyecanı içinde oluyor. Eğer yavru böyle bir hareket yapar ise peşinden koşmayın ve onu yakalamaya çalışmayın. Tam aksine köpeğin sevdiği oyuncağı yerinden çıkararak köpeğe gösterin ve yanınıza gelmesi için onunla sakin bir ses tonu ile konuşun yavru yanınıza geldiği anda onu yeni oyuncağı ile ödüllendirin ve sevin terliği ise yavrunun ulaşamayacağı bir yere kaldırın ve bir daha yerde bırakmayın.

Isırma

Yavrunun en çok hoşlandığı şeylerden biri de ısırmaktır. Elinizi veya elbiselerinizi doymak bilmeyen bir hırs ile ısırır. Buna kesinlikle izin vermemelisiniz. Çünkü elinizi ısırarak köpeğiniz sizinle küçük bir liderlik yarışına girmiş ve gücünü size oyun ile karışık olarak kabul ettirmek istiyor. Kardeşleri arasında da böyle oyunlar oynamıştı, ilk önce küçük ısırış oyunları ile oynayan kardeşler bir anda sertleşirler ve küçük bir kavgaya başlarlar.Bu an içerisinde gücünü diğer üyeye kabul ettiren kardeş artık onun üstü durumundadır,diğer kardeş ise bu üyeye boyun eğer.İşte köpeğiniz sizin elinizi ısırmak ile bu oyunun devamını sizinle oynamaktadır.Hem bu yüzden hem de insanları ısırmanın kötü bir şey olduğunu öğretmek için köpeğinizin elinizi ısırmasına kesinlikle izin vermemelisiniz.Köpek eliniz yerine oyuncakları ile oynamalıdır.

Köpek oyun esnasında elinizi ısırdığında "Hayır" sözcüğünü fazla sert olmadan kullanın ve köpeğin burnuna işaret parmağınız ile küçük bir vuruş yapın, ayağa kalkın ve oyunu kesin, yavrunun bu işin ne kadar eğlenceli olduğuna dair düşüncelerine fırsat vermeyin. Eğer yavru oyuna devam etmek istiyor ve eskisinden daha hırçın bir biçimde elinizi ısırmak istiyor ise onu hemen kafesine veya kutusuna götürün ve ağlamasına cevap vermeyin. Yavru yatıştığı zaman ise onunla tekrar oyun oynayabilirsiniz.

Veteriner Klinikleri
Pet Hayvanlarına Kanun Gereği Mikroçip Takılacak
Köpeğin Sahibinden 10 Ricası
Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi
Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi
Hayvan Hakları Koruma Kanunu

Kampanya ve Duyurulardan Haberdar Olmak İçin Haber Listemize Katılın...
Yandex.Metrica